> English
Haber ara:
     
 
 
 
  22 Kasım 2013  
İşçi Partisi Genel Bşk. Yrd. Prof. Dr. Tülin Oygür:
MİLLİ HÜKÜMET, EĞİTİMİ ÇAĞDAŞ, LAİK, BİLİMSEL VE PARASIZ OLARAK YENİDEN ÖRGÜTLEYECEK!
 
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Gazi Üniversitesi Eski Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tülin Oygür, AKP ve Fethullah Gülen cemaati arasında yeniden kızışan dershane çatışmasını değerlendirdi. Üniversitelerimizde eğitimin bugün vardığı boyutları irdeleyen Oygür, İşçi Partisi’nin eğitim programını açıkladı.

İki yıldır AKP iktidarıyla Gülen cemaatı arasında süren ve son günlerde yeniden kızışan dershane kavgası, kesinlikle bilimsel bir eğitim tartışması değildir. Üniversiteyi, bütün eğitimin tek hedefi haline sokan, milyonlarca genci getirip üniversite kapısına yığan bu sistemin beslediği dershanecilik üzerinden, AKP ve cemaat arasında ortaya çıkan erk kavgasıdır. Esasen iki yapının da Türkiye’yi getirdiği yer, aynıdır. AKP ve cemaat-tarikat sistemi, işbirliği içinde demokratik, laik Atatürk cumhuriyetini tasfiye etmişlerdir.
AKP iktidarının din temelli bir sisteme oturttuğu eğitim politikalarına özgü büyük yıkım ise, şimdiden tüm çıplaklığıyla önümüze çıkmıştır. Nitekim, AKP’li Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, AKP’nin eğitimde Cumhuriyeti tasfiye etme girişimlerini gizlemeye gerek duymaksızın ortaya koymuştur.
Türkiye’de bugün eğitim sisteminin bütünü sorunludur. Kırk yıldır gençlere ve ailelerine dayatılan üniversiteye girme kabusu, sadece bir sonuçtur. Bugün gelinen noktada, bir yanda büyük bir nitelikli ara eleman açığı, bir yanda üniversite kapılarından geri dönen ve geleceği olmayan milyonlar ve bir yanda da üniversite mezunu ama iş bulamayan yüzbinler gerçeğiyle karşı karşıyayız. Diğer yandan, AKP iktidarında, apartman katında bir gecede açılanlarla birlikte sayıları ikiye katlanan üniversitelerimizin dünya ölçeğindeki itibarına baktığımızda, köklü birkaç üniversitemiz dışında, hiçbir varlık gösteremediğimiz bellidir. Bugün üniversitelerimizin çoğunluğu medrese karakteri almıştır. Bilim dışılık, etik dışılık, demokrasi dışılık, kolaylıkla ortama hakim olabilmektedir.
Milli Kurtuluş Savaşımızla başlayan Kemalist Devrimin en belirgin özelliklerinden birisi Anadolu Aydınlanmasına kadar uzanan büyük eğitim seferberliği olmuştur. Cumhuriyetin milli eğitimi, bilimsel, laik, demokratik, halkçı, barışçı ve devrimci bir eğitim olarak düzenlenmiştir. Ne var ki, II. Dünya Savaşı yıllarından sonra eğitim sistemimiz adım adım emperyalizmin kontrolüne geçmiş ve sonuçta genç nüfus gücümüz, emperyalist devletlerin çıkarlarına uygun eğitim politikalarıyla adeta harcanmıştır. Kemalist Devrimle birlikte uygulamaya konan “düşün, yarat, uygula” odaklı eğitim felsefemiz, milli sanayisiyle tam bağımsız ve kalkınmış bir ülke olma stratejisini terk ettiğimiz 1950’ lerden itibaren, emperyalizmin “düşünme ve yaratma, sadece uygula” dayatması ile bilime prim vermeyen, sığlaşmış yapısına dönüşmüştür.
Diğer yandan devletin yıllar içinde kamucu yaklaşımı zayıflatıp eğitimi piyasalaştırması, cemaat ve tarikatların özel okul, özel dershane, özel yurt ve özel üniversitelerle bu alanı doldurmasına yol açmıştır. Bugün Türkiye’nin gericilik ve bölünme kıskacında kıvranması, üniversitelerden mezun olan cemaat müritlerinin, karar verici ve uygulayıcı zeminlerde iktidar erkine kavuşması yüzünden mümkün olabilmiştir.
İşçi Partisi’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden Kemalist Devrim rotasına sokmak üzere ilan ettiği milli hükümet programında milli eğitimin yeniden örgütleneceği belirtilmiştir. Milli Hükümet iktidarıyla birlikte, emperyalist çıkar sistemine eleman yetiştiren bugünkü eğitim sistemi temelden değiştirilecek, cumhuriyetçi ve aydınlanmacı felsefeye dayalı, yepyeni bir sistem getirilecektir. Buna göre, bağımsız, halkçı, demokratik, laik ve bilimsel nitelikte tek bir eğitim sistemi uygulanacaktır; tüm özel eğitim kurumları kamulaştırılacak, eğitim, anaokulundan üniversite sonuna kadar parasız olacaktır; her kademede eğitim dili Türkçe olacaktır; üniversiteye giriş sistemi ortaöğretime dayandırılacak ve fırsat eşitliği sağlanacaktır. Böylece, özgün düşünce ve yaratıcılık önündeki engelleri kaldırılan gencimiz, halkçı ve eşitlikçi dünya görüşü temelinde, bağımsızlığıyla gurur duyan, kalkınmış, mutlu Türkiye’yi yeniden inşa edecektir.
Paylas
 
 
İşçi Partisi Genel Merkezi © 2006 | İşçi Partisi Propaganda Bürosu
İşçi Partisi Genel Merkezi Toros Sokak No: 9 Sihhiye - ANKARA
Tel: 0.312.231 81 11 Faks: 0.312.229.29.94