DOĞU PERİNÇEK | ÖNCÜ GENÇLİK | AYDINLIK | ULUSAL KANAL | KAYNAK YAYINLARI
 
  Açılış sayfam yap Sık kullanılanlara ekle
Haber ara:
     
DUYURULAR

……        ……    …

8 Şubat 2010

688. GÜN

 

 

 
 
 
  İP Gn. Bşk.Yrd. Mehmet Cengiz: ABAD’da görülmekte olan “Orams Davası”nı değerlendirdi  
AKP HÜKÜMETİNİ UYARIYORUZ:
KIBRIS DAVASINI AB’YE TERK EDEMEZSİNİZ!
 
Hükümet, 2003 yılında Abdullah Gül ile ABD Dışişleri Bakanı Powel arasında bağıtlanan 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma hükümlerini uygulamaya devam ediyor. Tayyip Erdoğan’ın üstlendiği ABD Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı görevinin gereği olarak AKP Hükümeti, Türkiye mevzisini terk etmiş ve diğer konularda olduğu gibi Kıbrıs davasını da Avrupa Birliği’ne havale etmiştir.

Kamuoyunda bilinmeyen ama KKTC'yi yakından ilgilendiren önemli bir dava var. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD)'da görülmekte olan bu dava, biçimsel olarak Kıbrıslı Rumlar ile İngiliz uyruklu Orams ailesi arasında görülmekte ise de özünde Türkiye ve KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasındadır.

Olay şudur: 1974 Harekatından sonra Güney Kıbrıs'taki Türk taşınmazları Rumlara; Kuzey Kıbrıs'taki Rum taşınmazları da Türklere kalmıştır. 1975'te Denktaş ve Kleridis arasında Viyana'da bağıtlanan Nüfus Mübadelesi Antlaşması ile tescil edilen bu durumdan sonra, Kuzey Kıbrıs'ta kalan Rumlara ait taşınmazlar belli ölçüler içinde Kuzey'den göç eden Türklere tapulanmıştır.

İşte Türklere tapulanan bu taşınmazlardan biri, daha sonra İngiliz uyruklu Orams ailesine satılmıştır. Güney Kıbrıs'taki Rum Mahkemesi, söz konusu taşınmazın Rum uyruklu eski malikinin başvurusu üzerine bu satın alma işleminden dolayı Orams ailesini tazminata mahkum etmiştir.

Bu mahkeme kararı KKTC'de uygulanamadığı için, Orams ailesinin İngiltere'deki mal varlığı haczedilmek istenmiştir. Konuyu inceleyen İngiliz alt mahkemesi, Rum mahkemesinin verdiği kararın KKTC'de icra edilemeyeceğini saptamış, İngiliz yüksek mahkemesi de konuyu ABAD'a havale etmiştir.

Şimdi ABAD'da görülmekte olan bu davanın kararının 2009 Mart ayında açıklanması beklenmektedir. Anılan davada, Alman raportörün hazırladığı rapor Rumlar lehine çıkmıştır. Beklentiler de kararın bu yönde olacağıdır.

Bu kuşkuyu duyanlar pek de haksız değildirler. Çünkü, davaya bakmakta olan bu mahkemenin başkanı Yunanlı, iki yargıcı ise Rum'dur. Üstelik bu iki Rum yargıçtan biri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde Türkiye aleyhine başvuruda bulunup tazminat kararı alan Myra Arestis'in eşi Yorgo Arestis'tir.

Bu davanın sonuçları, KKTC'de yaşayan yabancı uyrukluları ve Türkleri yakından etkileyecektir. Aleyhe karar çıkması durumunda; KKTC'de yaşayan yabancı uyrukluların ve Türklerin Rum mahkemelerince tazminata mahkûm edilmeleri ve bu mahkumiyet kararlarının, yabancıların kendi ülkelerindeki mal varlıklarına, keza Türklerin de İngiltere'de ve diğer Avrupa ülkelerinde sahip oldukları mal varlıklarına el konulmak suretiyle uygulanmasının önü açılmış olacaktır.

Ufukta görünen bu tehlikeyi milletimizin dikkatine sunuyor, AKP Hükümeti’ni uyarıyoruz.
 
 
İşçi Partisi Genel Merkezi © 2006 | İşçi Partisi Propaganda Bürosu
İşçi Partisi Genel Merkezi Toros Sokak No: 9 Sihhiye - ANKARA
Tel: 0.312.231 81 11 Faks: 0.312.229.29.94